aglocomails.com

KİTAPLAR

27/4/2006 · Kategori: EGITIM

                                                 

 

Uzun zamandır kitap tanıtımına ara vermiştim. Bu kadar ara yeter artık diyorum ve tanıtımlara devam ediyorum.

 

YALNIZ DÖNÜYORUM

 

(Şukufe Nihal)

 

Şukufe Nihal, beş romanından biri olan Yalnız Dönüyorum'da, kendini memleketine karşı sorumlu hisseden bir aydın kadın duyarlığıyla meseleleri irdelerken, aynı zamanda roman başkişisi Yıldız'ın içinde bulunduğu yalnızlığı şiirsel bir dille ve hatırat kurgusuyla ortaya koyuyor.

 

Roman zamanının, İkinci meşrutiyet, Cumhuriyet ve Cumhuriyet sonrası İnkılaplar dönemlerini kuşatması; bu bağlamda yer yer dönemin sosyal ve siyasi atmosferine ışık tutacak bir belge niteliği kazanması eseri ayrıca değerli kılıyor.

 

 

BÜYÜKANNE

 

(Halide Nusret Zorlutuna)

 

Halide Nusret Zorlutuna, Büyükanne romanında bize özlem duyacağımız, çocuksu bir hayat sunuyor. Kötülüklerin bile iyilik bulduğu bir dünya kurguluyor. Kadın duyarlılığından çok kadının yaşama direncini anlatıyor.

 

70'li yıllarda bir İstanbul hanımefendisinin yaşam algısını yansıtan roman, duyarlılıklarla örülmüş değerler dünyasını da bize aktarıyor. Hem modern bir hayatı yaşayan hem de geleneksel değerlerine sımsıkı bağlı kalabilen bir ailenin portresini çiziyor.

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

BİRAZ DA KİTAP...

11/4/2006 · Kategori: EGITIM

                                                 

 

FİKRET MUALLA  (HIFZI TOPUZ)

 

Bu kitap, bir dostun eski bir dostunu hatırlaması, hatırlatmasıdır. Hıfzı Topuz, 1950'lerin sonundan ölümüne dek dostluğunu paylaştığı Fikret Mualla'yı anlatıyor. Araya ortak dostlarının anlattıkları, söyledikleri, tanıklıkları da giriyor. Kerem Topuz ise Fransa'daki öğrencilik yıllarında fotoğraflarını çektiği Fikret Mualla tablolarıyla katkıda bulunuyor bu kitaba. Ama yine de kitaba damgasını vuran kişi Fikret Mualla. Arkasında bıraktığı anıları, resimler ve mektuplarla... Rnkli ve hüzünlü tabloların ressamının renkli ve hüzünlü anılarını dinleyecek, resimlerine, fotoğraflarına bakacak, mektuplarını okuyacaksınız bu kitapta. Ama en önemlisi bir dönemin, bir çevrenin ilişkilerine tanık olacaksınız.

 

FİLİSTİN'DE BİR AŞIK  (SELİM NASSİB)

 

1998'de, Selim Nassib, Albert Pharaon'un torunu olan Lübnanlı eski bir arkadaşıyla karşılaşır. Arkadaşı, yetmiş yıldır aile fertleri arasında dolaşan bir sırrı açar Nassib'e: Filistin'de bankaları olan Lübnanlı genç bankacı Albert Pharaon, İsrail'in en ateşli savunucusu ve ileride başbakanı olacak Golda Meir'la gizli bir ilişki yaşamıştır. Siyonizm'in bu ateşli destekçisi nasıl olup da kendini Filistinli bir adamın kollarına atmıştır? Albert Pharaon'un ailesi, karısı, arkadaşları bu konu hakkında hiç konuşmamayı yeğlerler. İçlerinden biri düşmanla ilişki içindedir. Akla sığmaz bir şeyler vardır bu ilişkide. Yahudilerin tarafındaysa bu ilişkiyle ilgili en ufak bir şüphe ve iz yoktur. Golda evlidir; sevgilileri vardır, ama onlar da kendi gibi Yahudidir.

 

Selim Nassib, taraf tutmadan, o koşullarda yaşanması mümkün olmayan bir aşkın gerçek öyküsünü aktarıyor bizlere. Her şeye karşın, Albert ile Golda arasında bu tehlikeli, şiddetli tutku dolu aşkın nasıl yeşerdiğini, o yılların isyan ve kan dolu arka planını da betimleyerek anlatıyor Filistin'de Bir Aşık'ta. İlişkilerinin mümkün olmadığını bilseler de, imkansız bir ülkede, imkansız bir aşkı yaşamayı seçen iki insanın dokunaklı öyküsü...

 

KİTAPLARIN TANITIMLARI BUNLAR...HIFZI TOPUZ'UN KALEMİNDEN FİKRET MUALLA'YI TANIMAK İSTİYORSANIZ YA DA GERÇEK BİR AŞKIN ÖYKÜSÜNÜ OKUMAK İSTİYORSANIZ BUYURUN...

İŞTE OKUNACAK ROMANLAR

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

KİTAPLAR

30/3/2006 · Kategori: EGITIM

     

BİRAZ DA OKUDUĞUM KİTAPLARIN TANITIMINI YAPAYIM DEDİM.

 

        

                                  

                                                      

 

YAŞAM BİR DÜŞ

 

Her anlamıyla düşün izini süren öyküler var bu kitapta. Erhan Bener'in öykülerinden oluşan Yaşam Bir Düş, kendine has biçemini taşıyan yaşam kesitleri sunuyor.

 

 

                                                            

 

AŞK VE BOKS

 

1920'li yıllarda Berlin'de yaşamış bir Osmanlı Boksörünün çarpıcı öyküsü... Berlin'in renkli kültür çevresi, caz müziği, ring kıyısında Boğaz sefaları, boks stüdyosunun müdavimleri...Güney Dal'ın yazdığı edebiyatın gücünü kanıtlayan bir okuma şöleni...

 

                                                      

 

HAZİRAN

 

Selçuk Baran, 1973 Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü aldıı bu yapıtında daha sonra yazacağı kitaplardaki izleklerin haberini veriyor: Toplumsal değişim, yalnızlık, iletişimsizlik... Haziran, toplumsal dönüşümümüze ışık tutuyor.

 

 

                                                    

 

KÜLTEPE

 

Asurlular tarafından Anadolu'da kurulmuş bir pazar yeri Kültepe. Anadolu yazılı tarihinin başlangıcını oluşturan çiviyazılı belgelerin en yoğun olarak bulunduğu yer. Yapılan kazılar, okunan tabletler gösteriyor ki Kültepe, Hong Kong'un binlerce yıl önceki modeli gibi. Tahsin Özgüç'ün hazırladığı bu kitap, Anadolu yazılı tarihinin başlangıcını günümüze taşıyarak önemli bir işlevi yerine getiriyor.

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

BİZDE KAMPANYAYA KATILALIM

15/3/2006 · Kategori: EGITIM

BİZDE KAMPANYAYA KATILALIM

tıkla,eğitime destek ol                                         ( kopyalayıp sayfanıza koyun)

Ülkemizin geleceğine sahip çıkalım... 
 
1 bilgisayar okula bağışlanıyor.
Benim tık’ımla hangi sponsor firmanın hangi okula bilgisayar bağışladığını anında görüyorum..
   

"Tıkla, eğitime destek ol"
 

                                              

 

 

BU KAMPANYANIN TANITIMINI BLOGUNDA GuelGuezeli ARKADAŞIMIZ YAPMIŞ.

KENDİSİNE İLGİSİ İÇİN TEŞEKKÜRLER...            

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

RESİMLERİYLE ÇOCUK

15/3/2006 · Kategori: EGITIM

 

Çocuklar gelişim düzeylerine ve bireysel özelliklerine uygun olarak farklı resim ürünleri

sergilerler. Bu ürünler, onların çevrelerini ve kendilerini algılayış biçimini yansıtır.

 

Resimleriyle Çocuk, resim etkinliğini çocuğu tanıma tekniği olarak ele almaktadır. Bu kitabı okuduktan sonra resmin nasıl açık bir ifade aracı olduğunu görecek; resimlerini kitapta verilen bilgilerin ışığında incelediğinizde, çocuğunuzu daha kolay anlayacak; onun derin duygu ve düşüncelerinden haberdar olacaksınız.

 

İşte kitabın tanıtımı bu sözlerle yapılmış.

 

Yazar bir iletişim aracı olarak resmi görmekte, psikolojik tanıda resmin rolünü anlatmaktadır. Ayrıca çocuk resminin gelişim aşamalarını yaşlara göre ele almıştır. Kitabı 2 bölüme ayırmış 1.bölümde çocuk resmine kuramsal yaklaşım, 2.bölümde ise zeka,kişilik ve yakın çevre özelliklerine göre çocuk resimlerini değerlendirmiştir. Bundan anlaşılacağı gibi birçok çocuk resmi ve yazarın değerlendirmelerini bulabilirsiniz.

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

6/3/2006 · Kategori: EGITIM

                                                

 

 

Delinin biri bahçenin duvarına oturup, elindeki oltanın ucunu sokağa sarkıtmış. Yoldan geçen biri sorar:

-Orada balık mı tutuyorsun öyle?

-Hayır, balık değil alık tutuyorum.

-Tutabildin mi bari?

-Çoook.. Seninle 18 oldu!

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

FIKRA

4/3/2006 · Kategori: EGITIM

                       

 

Kadın, sabah uyanır uyanmaz kocasına anlatıp, sorar;

-Kocacım, rüyamda beni bir kuyumcuya görtürüp, mücevherlerle donattın.

Çok merak ettim, manası ne olabilir acaba?

 

Adam tebessüm ederek cevap verir:

-Sabret, akşam ben eve dönünce öğrenmiş olursun! Merakla akşamı bekleyen kadın, akşam kocasının elinde güzel bir paket görünce, sevinçle sorar:

 

-İçinde tahmin ettiğim şey var değil mi kocacığım?

-Tabii hanım; Geniş Açıklamalı Rüya Tabirleri kitabını aldım sana.

                           

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

ÇOCUK, ZEKA VE HAFIZA

1/3/2006 · Kategori: EGITIM

 

Öğretmenler hep ne derler bilirsiniz. Okula başlamadan önce kesinlikle

okuma yazma öğretmeyin, harfleri öğretmeyin vs.. Elbetteki haklı oldukları

zamanlarda vardır. Bilinçsizce çocuğa okuma yazma öğretmeye çalışan ebeveynler çocuklarına yarar sağlamak yerine zarar verirler. Ya tam öğretemezler ya da harfleri öğretip, her sene değişen eğitim sistemimiz

karşısında, çocuğun kafasının karışmasına sebep olurlar. Peki öğretmemek doğru mu? 40 kişilik sınıflarda öğretmenler çocukların hepsine yetişemezken,

okuma yazmayı öğrenme aşamasında eve verilen ödevlerden çocuk başını kaldıramazken, öğretmemek doğru mu? Bence değil. Ben de kızıma okuma

yazmayı evde öğrettim. Hem de 1 ayda.  Eşim de öğretmen arkadaşlarından aldığı tepkilerle, evde öğretince okulda bocalıyacak der, kızardı. Okula başladığında hiç de öyle olmadı. Tam tersine okuma yazmayı bildiği için

öğretmeni devamlı tahtaya kaldırıp ona yazdırıyor, övgü dolu sözlerle onu motive ediyordu. Gizem ise sınıfın çalışkanıyım diye gururlanarak evde bizim söylememize gerek kalmadan ödevlerini hemen oturup bitiriyordu. Hatta bu konuyla ilgili bir anımı anlatayım. Grip olmuş hasta yatıyordum. Kızım yemek yedikten sonra ödevine oturdu. Okumayı öğrenme aşamasında alınan şu hikaye kitaplarından birini deftere yazıyordu. Eşim, hastayım diye ben Gizemin ödevlerine bakarım dedi. İnceledi inceledi sonra dönüp bu kadar ödev

verilmez ki! Bu çocuklar nasıl yapacaklar? dedi. Yaa gördün mü bizim kızımız biliyor, bir saatte ödevlerini bitiriyor. Sınıftaki diğer çocuklar ne yapsın ya anneler, babalar. Anne çocuğuna söylüyor, çocuk heceleye heceleye, hatta harflerin sesini çıkarmaya çalışarak yazmaya çalışıyor. Ve bu 3-4 saat sürüyor. Çocukta bıkkınlık, annenin sinirleri bozulmuş bir şekilde çocuğuna bağırması,

herkes yaparken sen neden yapamıyorsun demesi. Sonrasında çocuğuna davranışındaki pişmanlık. Bir de bana neden öğretiyorsun diyordun. Hoş gerçi

benim kızım kendi öğrenmek istemişti. Sebebi de ana sınıfına 1 yıl erken göndermemdi. Eğer okuldan ya da öğretmenlerden memnun kalsaydım ana sınıfı arkadaşlarıyla birlikte 1.sınıfa da erken gönderecektim. Memnun kalmayınca 1 yıl evde bekletip, başka bir okula yazdırdım. Tabii ki arkadaşları okula gidip okuma yazmayı öğrenmeye başlayınca, kızım da öğrenmek

istedi. Onu okula göndermediğim için çok kızmıştı. Ben de öğrettim. Ama bir ayda öğrenebilmesi bence küçükken çalıştırdığım mega hafızanın kitapları sayesindedir. Şimdi asıl konumuza geçelim.

 

İnsan beyni olağanüstü potansiyele sahip olarak dünyaya gelmektedir. Bilim adamları insan, beyninin %10 unu kullanabildiğini söylemişler, hatta bu 1990'lardaki tahmin ise beyin potansiyelinin sadece %1 inin kullanıldığı yönündedir. Bu tahmine göre çoğumuz beynimizdeki potansiyelin %99 unu kullanamıyoruz demektir. Bunun en önemli nedenlerinden bir tanesi ise, beynin gelişmesinin çok yoğun olduğu ve IQ nun %75 inin gelişmesini tamamladığı

3 ile 7 yaş arasındaki eğitime gereken önemin verilmemesidir. Beynin gelişmesinin çok hızlı olduğu 3 ile 7 yaş arasındaki dönemde, çocuğa hafıza ve 

zekanın temellerini oluşturan becerilerin kazandırılması diğer yaşlardaki öğrenme hızını da pozitif yönde etkilemektedir. Kısacası, bu dönemdeki uygun eğitim beyinde başarının tohumlarının atılmasını sağlayarak, gelecekteki akademik başarıyı  da garanti altına almaktadır.

 

Eğer çocuğunuzun gelecekteki başarısını arttırmak istiyorsanız, Mega Hafıza nın çocuk, zeka ve hafıza setini almalısınız. İçinde 6 kaset, bir zeka testi kitabı ve de 4 kitap bulunmaktadır. Her gün 10-15 dakikanızı çocuğunuza ayırarak kitaptaki 1 sayfayı yaptıracaksınız, daha fazla değil. Her kitabın sonunda öğrenci karnesi bulunmaktadır. Çocuğunuzun algılamasını hangi konularda daha iyi veya zayıf olduğunu buradan takip ederk ona göre oyunlarda oynatabilirsiniz.Kasetlerden biri çocuğun zekasının gelişmesine yardımcı olacak 99 oyun içeriyor. Bu oyunları oynayarak hem çocuğunuzla güzel vakit geçirmiş hem de onun öğrenme potansiyelini artırmış olacaksınız.

 

 

Yazar hakkında bilgi vermeme gerek yoktur sanırım. Çeşitli televizyon kanallarında yaptığı hafıza gösterileriyle tanınan Dünya Hafıza Şampiyonlarından olan Melik Safi Duyar.Türkiye de ilk defa "Öğrenmeyi Öğrenmek" kavramını ortaya atarak "Hafıza Eğitimi" ni başlatmıştır.

 

Ben bu seti aldım ve kızımın başarısını biraz da buna bağlıyorum. Hala bazı oyunlarını oynamaktayız. Denemiş biri olarak sizlerle de paylaşmak istedim.

 

Sevgiyle kalın... 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

HERKES YARDIMA!!!

23/2/2006 · Kategori: EGITIM

Sabah uyanır uyanmaz biraz arkadaş ziyareti yapayım dedim...Birakç blog

gezmiştimki KeLeBeKk in bloguna takıldım kaldım. Buyur Sende Kardeşini Seç

adlı başlığıyla çok güzel bir siteyi tanıtmış bizlere.O da blogcu arkadaşımız Ozly den öğrenmiş bu siteyi.Mutlaka bakın... Ben okudukça duygulandım.Acaba birşeyler yapabilirmiyim, nasıl yardımda bulunabilirim diye düşündüm.

 

İlk önce burada konu hakkında birşeyler yazıp sizlerle paylaşmaya karar verdim.

 

Uzaklarda bir kalemi dahi olmayan , hikaye kitabı nedir bilmeyen o kadar çock çocuk var ki. Bu çocuklarımıza yardımcı olmak istemez misiniz?Elbetteki istersiniz.Onlarla gönül birliği yapıp yardımda bulunalım.

 

Okullu bir kardeş edinip; onun ihtiyaçlarını para olarak değil ,hediye olarak

karşılayalım...

 

Bugün bir yardımda bulunmaya hazırmıyız? Eğer hazırsak www.kardesinisec.com adresinden bilgi alabilirsiniz.

 

 

Eğer okullu ve yardıma ihtiyacı olan tanıdıklarınız varsa ya da çocuğunuzun okuluna bu konuda bilgi verip; ihtiyaç sahiplerini,burada destekleyenlerle

buluşturabilirsiniz.Blogunuzda, sitenizde bu konuda bilgi vererek ya da arkadaşlarınıza bilgi vererek bu sitenin tanıtımına yardımcı olabilirsiniz. Hadi durmayalım bugün başkaları için bir şeyler yapalım.

 

KeLeBeKk ve Ozly arkadaşlarıma bu paylaşımından dolayı teşekkür ediyorum.

 

Sevgiyle kalın...

 

 

            

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

DÜNYADAN SÖZLERE SON

16/2/2006 · Kategori: EGITIM

myspace

 

BİRİ SİZİ BİR KEZ ALDATIRSA SUÇ ONUNDUR,

İKİ KEZ ALDATIRSA SUÇ SİZİNDİR.

ROMANYA

 

PARA KONUŞTUĞU ZAMAN GERÇEK SUSAR.

NİKARAGUA

 

AĞACA DİBİNDEN ÇIKILIR,

TEPESİNDEN DEĞİL.

FİNLANDİYA

 

BAŞKALARINI SIK SIK AFFEDİN,

AMA KENDİNİZİ ASLA.

BREZİLYA

 

BALIK AĞIZDAN ÖLÜR.

ARJANTİN

 

ALIŞKANLIK, DEMİRDEN BİR GÖMLEKTİR.

ÇEKOSLOVAKYA

 

EVİNİZDE ÇOK BÜYÜK KÜTÜPHANE OLACAĞINA,

KAFANIZDA YETERLİ BİLGİLER OLMASI DAHA İYİDİR.

SEYLAN

 

HİÇ BİR ZAMAN DEĞİŞMEYEN BİR FİKİR,

UZUN ZAMAN GİYİLMİŞ ESKİ BİR CEKETE BENZER.

TATAR

 

KAHVE, CEHENNEM GİBİ KARA,

ÖLÜM KADAR KUVVETLİ

VE DE AŞK KADAR TATLI OLMALIDIR.

BREZİLYA

 

EL YUMRUĞU YEMEYEN,

KENDİ YUMRUĞUNU DEĞİRMEN TAŞI SANIRMIŞ.

MACAR

 

BİR İHMAL YÜZÜNDEN BİR ÇİVİ KAYBOLUR;

BİR ÇİVİ YÜZÜNDEN BİR NAL KAYBOLUR,

BİR NAL YÜZÜNDEN BİR BACAK KAYBOLUR,

BİR BACAK YÜZÜNDEN BİR AT KAYBOLUR,

BİR AT YÜZÜNDEN BİR SAVAŞ KAYBOLUR,

BİR SAVAŞ YÜZÜNDEN BİR MEMLEKET KAYBOLUR.

JAPONYA

 

ALLAH İNSANA BİR AĞIZLA İKİ KULAK VERMİŞ,

BİR SÖYLEYİP İKİ DİNLESİN DİYE.

TÜRKİYE

 

ÇAR YUMURTAYI VERİNCE TAVUĞU GERİ ALIR.

RUSYA

 

KADINLAR ÇOCUK GİBİDİR,

HAYIR DEMEKTEN HOŞLANIRLAR,

BAZI ERKEKLERDE BU SÖZÜ CİDDİYE ALIRLAR.

YUGOSLAVYA

 

MUM BAŞKASINI ISITAYIM DERKEN

KENDİSİ YANIP GİDER.

TÜRKİYE

 

KATIRDAN BAŞKA KİMSE AİLESİNİ İNKAR EDEMEZ.

TUNUS

 

İLK AŞK İLE SON AŞK ARASINDAKİ FARK,

İNSANIN İLK AŞKINI SONUNCUSU ZANNETMESİ VE

SONUNCU AŞKINA'DA İLK NAZARIYLA BAKMASIDIR.

HAİTİ

 

HAK YENİR, FAKAT HAZMEDİLMEZ.

YUNAN

 

BİR ŞEKİLDE DOĞAR, FAKAT BİN ŞEKİLDE ÖLÜRÜZ.

YUGOSLAVYA

 

İYİ EV KADINI, İKİ KİŞİLİK YEMEĞİ ÜÇE TAKSİM EDENDİR.

YUNAN

 

KÖR, SAMANLIKTA İĞNE ARARMIŞ,

SAĞIR DA SESİNİ DUYDUM DERMİŞ.

YUNAN

 

GÜLEMİYEN GÜLDÜĞÜNÜ SANIR,

GÜLEMEDİĞİNİ ANLAYINCA DA GÜLENİ KISKANIR.

BULGARİSTAN

 

DÜNYADA KUSURSUZ İKİ İNSAN VARDIR,

BİRİ ÖLMÜŞTÜR, BİRİ DE DOĞMAMIŞTIR.

FİLİPİNLER

 

İNSANLARIN, ALTINI ÖLÇMEK İÇİN

BİR MİHENK TAŞLARI VARDIR.

OYSA İNSANLARI ÖLÇEN MİHENK TAŞI DA ALTINDIR.

THOMAS FULLER

 

BARDAĞIN DOLU İSE DENGELİ TUT.

İSKOÇYA

 

BİR ADAM EN ÇOK SEVGİLİSİNİ,

EN İYİ ŞEKİLDE AİLESİNİ,

EN UZUN DA ANNESİNİ SEVER.

İRLANDA

 

DÜŞÜNMEDEN KONUŞMANIN CEZASI

SONRADAN DÜŞÜNMEYE MAHKUM OLMAKTIR.

FRANSIZ

 

HIRS İLE MUTLULUK BİRBİRLERİNİ HİÇ GÖRMEZLER.

U.S.A.

 

DEHANIN BİR BÖLÜMÜ İLHAM, ÜÇ BÖLÜMÜ TERDİR.

 ALMAN

 

GİZLİCE DİNLEYENLER NADİREN ÖVÜLDÜKLERİNİ DUYARLAR.

İNGİLTERE

 

DOKTORUN YAŞLISI, AVUKATIN GENCİ FAYDALIDIR.

DANİMARKA

 

AÇ BİR ADAM YÜZ AVUKATA BEDELDİR.

İSPANYA

 

KIRK YAŞ GENÇLİĞİN İHTİYARLIĞI,

ELLİ YAŞ İHTİYARLIĞIN GENÇLİĞİDİR.

MOĞOLİSTAN

 

KESESİNDE PARASI OLMAYANIN,

DİLİNİN UCUNDA BAL BULUNMALI.

FRANSA

 

YUMURTADAN ÇIKMADAN CİVCİVLERİ SAYMA.

İNGİLTERE

 

AĞAÇ NE KADAR YÜKSEK OLURSA OLSUN,

YAPRAKLARI YİNE DE YERE DÖKÜLÜR.

ÇİN

 

ÇOCUKLAR VE SARHOŞALR DOĞRUYU SÖYLERLER.

DANİMARKA

 

KÜÇÜK KAZANÇLAR SERVET GETİRİR.

JAMAİKA

 

AŞK KÖRDÜR, YOLLANMADIĞI YERE GİDER.

HOLLANDA

 

ESKİ SEVGİ PASLANMAZ.

İSVEÇ

 

İYİ GİYİNEN KADIN KOCASININ BAŞKA KADINLA DOSTLUK

KURMASINI ENGELLER.

İNGİLİZ

 

BİR İĞNEYİ YERDEN ALMAK İÇİN EĞİLMEYEN ADAM,

HİÇ BİR ZAMAN BİR KURUŞ ETMEZ.

İNGİLİZ

 

GENÇLER GRUP HALİNDE,

YETİŞKİNLER İKİŞER İKİŞER,

İHTİYARLAR İSE TEKER TEKER YÜRÜRLER.

İSVEÇ

 

İNSAN TIRMANIRKEN,

DAĞIN KAFA TUTMASINA RAZI OLMALIDIR.

İSVİÇRE

 

SUDA KENDİ YÜZÜNÜ,

ŞARAPTA BAŞKASININ KALBİNİ GÖRÜRSÜN.

İNGİLTERE

 

YÖNETİLECEK ÜÇ ŞEY; DİLİMİZ, HUYUMUZ, HAREKETLERİMİZ.

SEVİLECEK ÜÇ ŞEY; YÜREKLİLİK, NEZAKET, YARDIM.

TİKSİNİLECEK ÜÇ ŞEY; KİN, KİBİR, NANKÖRLÜK.

İSTENEN ÜÇ ŞEY; SAĞLIK, DOSTLUK, ENGİN BİR RUH.

UĞRUNDA SAVAŞILACAK ÜÇ ŞEY; ŞEREFİMİZ, EVİMİZ, MEMLEKETİMİZ.

DÜŞÜNÜLECEK ÜÇ ŞEY; YAŞAM, ÖLÜM, SONSUZLUK.

U.S.A  

 



Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

aglocomails.com